SON DAKİKA: Şarkıcı Güllü davası sonuçlandı mı? Savcı mütalaasını açıkladı...
Canlı Haber İçerik Kartı
09.10.2026 - 15:33 | Son Güncellenme:
Zehra BAYKAL YILDIZ-Mehmet İNAN-Barış YILMAZ/YALOVA (DHA)
Yalova 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, şarkıcının kızı tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter'in, 'Kadına karşı kasten öldürme' ve 'Üst soya karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasına karar verdi.
SES KAYITLARI DİNLETİLDİ
Aradan sonra dosyadaki raporlara yönelik itirazlarını aktaran ve tanık Sultan Nur Ulu'nun anlatımlarının olay gecesine ilişkin ses kayıtlarıyla uyuşmadığını ileri süren sanık vekili daha sonra savunmasını desteklemek adına farklı zamanlarda kaydedilen videolarda maktule ait ses kayıtlarını dinletti. Bu sırada sanık ve müşteki Tuğberk Yağız Gülter'in ağladığı görüldü.
Karar öncesi söz verilen sanık ise üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini ifade etti. Annesinin düşme anını görmediğini savunan sanık Tuğyan Ülkem Gülter, "Görsem tutmaya çalışırdım. Her ne kadar aramızda tartışmalar olsa da biz anne kızız. Ben sadece annemi değil hayata tutulacak dalımı kaybettim." diye konuştu.
"Bugün burada sanık sıfatıyla bulunuyorum ama mağdurum" ifadelerini kullanan tutuklu sanık, "Sultan'ın bana yaptığı iftirayı anlamlandıramıyorum." dedi.
Tanık Ulu'nun beyanlarına değinen Gülter, "Ben madem katilim, katil olduğumu görmüşse neden olay anında sesini çıkarmadı, çığlık atmadı? İlk günden son güne kadar benimle aynı şeyi anlatıyor." ifadelerini kullandı.
Aleyhine beyan veren herkesin Ferdi A'dan korkarak ifade verdiğini düşündüğünü dile getiren sanık, şunları kaydetti: "Ben kamuoyunda anne katili olarak yaftalandım. Annemi kaybetmenin acısını yaşarken bir de kendimi ifade etmek zorunda olmamın ne kadar zor olduğunu tahmin edemezsiniz."
Sanık savunmasını şöyle tamamladı: "İftiraya uğradığıma inanıyorum. İlahi adalete inanıyorum. Öteki dünyada ilahi mahkemeye annemle el ele çıkacağımı biliyorum. Ben ne kadar ceza alırsam alayım sadece kızımın bu lekeyi taşımasını istemiyorum."
Verilen aranın ardından sanık avukatı Merve Uçanok'un savunmasıyla devam etti. Müvekkiline yöneltilen suçlamaları reddeden Uçanok, şunları söyledi:
"Bilirkişi raporunda 2 ihtimal değerlendiriliyor. Olay yeri fotoğraflarına baktığımızda düştüğü yerde kulak pamuğu var, kulak pamuğuyla ilgili bir durum söz konusu olabilir mi? Düştüğü yerde hemen ayağının altında bir kapak da var. Bunlarla ilgili dengesini kaybedip, düşmüş olabilir mi? İhtimalini düşünüyorum. Keşfe gidildiği zaman bunların hiçbiri yok. Güllü'nün düştüğü yerde bir poşet var. Sultan'ın dediği gibi kalçasından kavrayıp atsa bu durumda burada poşet olduğu için mümkün değil. Ön inceleme otopsi raporunda sürgülü bir cam olduğu ve önündeki zeminin kaygan olduğu belirtiliyor. Güllü Hanım'ın bir videosunu izleteceğim burada; şakacı tavırlar sergiliyor ve 'Hadi görüşürüz' diyor, kendi sesinden, duyun istiyorum. Olay yerindeki güvenlik kamerasında duyulan 'Hadi görüşürüz' sesinin Güllü Hanım'a ait olduğu anlaşılıyor. Güllü Hanım'ı kavrayıp atana kadar hiç mi tepki vermez insan? Arkadaşının yanında bunu yapabilecek kadar, evde kameraların olduğunu bilerek yapacak kadar aptal olduğunu düşünmüyorum. Biz bunları kabul etmiyoruz. Müvekkilim cehennem azabı yaşıyor içeride. Antidepresanlar kullanıyor. Hiçbir kimse adaletin üzerine çıkamaz. Dolayısıyla bunun size izin vermeyeceğinize inanıyorum."
'ANNE KATİLİ OLARAK YAFTALANDIM'
Ağlayarak savunma yapan Tuğyan Ülkem Gülter de suçlamaları reddederek, şöyle konuştu:
"Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Annemin düşme anını asla görmedim. Her anne-kız arasında yaşanan tartışmalar olsa bile biz anne-kızız. Mağdurum. İftiraya uğradım. Sultan'ın her zaman yanındaydım. Neden böyle yaptı bilmiyorum. Ben madem katilim, beni görmüş, neden olay anında sesini çıkarmadı. İlk mülakatı o veriyor. Benimle yaşadığı aynı şeyleri veriyor. 3,5 ay ben katil dediğim arkadaşımın yanında duramam. Korktuğu için, baskı gördüğü için bu ifadeyi verdiğine inanıyorum. Aleyhime ifade veren herkesin korktuğu için böyle davrandığını düşünüyorum. Ben sanal medyada, basında 'Anne katili' olarak lanse ediliyorum, 'Anne katili' olarak yaftalandım. Cezaevinde saçımı boyadım diye beni çekiştiriyorlar. Annemin acısını yaşayamadım ben. Kendimi anlatamadım. Ben ilahi adalete güveniyorum. Siz ne kadar ceza verirseniz verin, ben suçsuz olduğumu biliyorum. Bana iftira atanlara hakkımı helal etmiyorum. Öbür dünyada ilahi mahkemeye annemle el ele çıkacağıma inanıyorum. Kızımın bu lekeyi taşımasını istemiyorum."
Mahkeme heyeti duruşmaya karar için ara verdi. (DHA)
Duruşma, sanık avukatlarının savunmalarıyla devam ediyor. Tuğyan Ülkem Gülter'in avukatı Merve Uçanok, müvekkilinin üzerine atılı suça dair bir kanıt olmadığını belirtip, Sultan Nur Ulu'nun kişilik bozukluğu teşhisi bulunduğunu söyleyerek, şöyle konuştu:
"Benim müvekkilimin annesini tasarlayarak öldürdüğüne dair bir şey yok. Sultan'ın dediği neden doğru? Biz neden körü körüne ifadesine katılıyoruz? Soruşturma aşamasında baskı altında bir şekilde bu söyletildi. 5 tane ifadesi var. Ayrı ayrı. Biz kişilik bozukluğu hastalığı olduğuyla ilgili çok önemli duyumlar aldık. Kendisi ağzıyla 'Bununla ilgili bana teşhis koydular. Tuğyan da yanımdaydı' diyor. Görüntüsü mevcut. Bunun önemli olduğunu düşünüyorum. Sultan yalan söylüyor. Keşif anında Başsavcının, avukatların olduğu yerde bile açıklayabilirdi. Olay bu şekilde oldu diye. Neden fırsatı varken söylemiyor? Keşifte, 'Sol taraftaki aynaya bakıyordum' diyor. Ama olay yeri fotoğrafında öyle değil. Orada kutular duruyor boydan boya. Oradan bakamaz ki. Olay anını canlandırmamız gerekiyor ya keşifte. Burada da yalan söylüyor. Müvekkilim eğer aşağı atsaydı annesini, bir DNA'sı mutlaka olurdu."
Uçanok'un savunmasının ardından duruşmaya ara verildi. (DHA)
Savcının esas hakkındaki mütalaasını açıklamasını ardından sanık avukatlarının savunmalarıyla devam etti.
Tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter'in avukatı Bayram Yılmaz, şarkıcının alkolün etkisiyle düşerek öldüğünü iddia ederek şunları söyledi:
"Güllü'nün alkollü olması olayın kaza olduğunu gösterir. Olay yerine keşfe gelenler kaydığını zapta geçirmiştir. Zeminde kayganlaştırıcı olmayabilir ama zeminin kendisinde bir kayganlık vardır. Bu olayın kaza olma ihtimali katbekat arttırır. Müvekkilimizin üzerine atılı 'Hadi görüşürüz' sesinin kendisine ait olmadığı bellidir. Bir insanın sesini en yakınındakiler bilir. Bir şarkıcının sesini de en iyi aranjörü bilir. Aranjörü de sesin Güllü'ye ait olduğunu belirtmektedir. Sol bacağındaki iz camın pervazına oturduğu sırada olmuş olabilir. Yüzünün oda içine dönük düşme olasılığı yüksek. Dosyada iki bilirkişi raporu var. İlk belgede Güllü'nün sol kalçasındaki morluğa bakarak pervaza yaslanması ve düşmüş olma ihtimali yüksek ama bilirkişi raporu yüzü dışarı dönük diyor bu imkansız. Benim müvekkilim tutup attı diyelim, neden müteveffanın üzerinde müvekkilimin DNA'sı yok? Neden tırnak aralarında swap izi yok? Bu kapsamda müvekkilimizin beraatini talep ediyoruz."
'İHTİMALLER DEĞERLENDİRİLLİP SONUCA VARILMALI'
Sanık avukatı Merve Uçanok da şöyle konuştu:
"Olayın oluş şeklini konuşmamız gerekiyor burada. Dosyadaki hukuki deliller, olaylar birebir ilişkilendirerek anlatılıyor. Bu olayda birtakım ihtimaller var. Bu ihtimaller değerlendirildikten sonra hiçbir şüpheye mahal verilmeyecek şekilde bir sonuca varılması gerekiyor. 'Hadi görüşürüz' kilit bir ses. Bu cümleden sonra düşme var. Bundan önce de kullanılan bir kelime var ve bu göz ardı edilmemeli. Çiğdem Emir Deniz burada tanıklık yaptı. Bu ses kaydını ilk dinlediğimde Tuğyan, Sultan ve Çiğdem vardı. Çiğdem direkt 'Bu Gülo'nun sesi' dedi. Bunu Sultan da sürekli Güllü'nün sesi olduğunu söylüyordu. Ses mühendisi aranjörü Mustafa Arapoğlu'na gittik. Stüdyodaydık. 'Bu Güllü'nün sesi' dedi. Aranjörü, 'Ben bu konuda mütalaa verebilirim' dedi. Tutuklama öncesinde Sultan ile aramızda bir mesajlaşma geçti. Bu sesin kafamda oturmadığını söylemiştim. 'O esnada o tarafa bakmıyordum. Duyduysam da hatırlamıyorum ' diye cevap verdi. Sonra 'Ama evet Gül annenin sesine benziyor ifademde de söyledim' diye söylüyor. Bu mesajları mahkemenize sunuyorum. Bu da kanıttır."
Duruşmaya ara verildi. (DHA)
Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. İlk duruşmadaki mütalaasını yineleyen savcı, Güllü'nün kızı tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter'in (28), 'Tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi.
'SULTAN'IN DA YARGILANMASINI TALEP EDİYORUZ'
Güllü'nün kardeşi Kader Tut'un avukatları olay gecesine ait kamera görüntülerine ilişkin sunduğu raporda, "Güllü'nün lavaboya girdiği sırada Tuğyan'ın Sultan'a 'Şişt, şişt, Malkata'yı açalım öyle oynasın' dediği, Güllü'nün lavabodan çıktıktan sonra 'Aç, aç, aç' diye seslendiği ortaya çıkıyor. Sanık burada Sultan ile birlikte hareket etmiştir. Sultan'ın tanık değil, sanık olması gerekmektedir. Sultan ifadesinde doğruyu söylüyor ancak eksik söylüyor. Biz sanığın 'Üst soya karşı kasten planlayarak öldürme' suçundan cezalandırılmasını, Sultan'ın da yargılanmasını talep ediyoruz" ifadelerine yer verdi.
Tuğyan Ülkem Gülter'in duruşma sırasında gözyaşlarını tutamadığı görüldü. (DHA)
Davanın ikinci duruşması Yalova 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı. Duruşmaya tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter, şarkıcı Güllü'nün oğlu Tuğberk Yağız Gülter, eski menajeri ve asistanı Çiğdem Emir Deniz ve taraf avukatları katıldı.
Güllü'nün oğlu Tuğberk Yağız Gülter, avukatı Rahmi Çelik ile Yalova Adliyesi'ne geldi. Tuğberk Yağız Gülter soruları yanıtsız bırakırken, avukatı Rahmi Çelik, "Kararın çıkması konusunda deliller toplanmıştır. Kararın çıkmasını bekliyoruz. Mahkeme karar verecektir. Biz de bekliyoruz. Sürprizlerle hareket etmiyoruz. Yargılama sonucunu hep birlikte göreceğiz" dedi.
Tuğyan Ülkem Gülter'in avukatı Merve Uçanok ise adliyeye korumalar eşliğinde geldi.
Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 ay sonra soruşturma tamamlanırken, iddianamede hakkında 'Tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilen şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile 'Yalan tanıklık' suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istenen arkadaşı Sultan Nur Ulu'nun yargılanmasına Yalova 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde 1 Ekim'de başlandı. Duruşmada 10 aydır tutuklu bulunan Tuğyan Ülkem Gülter ile ev hapsi kararı kaldırılan Sultan Nur Ulu, şarkıcının oğlu Tuğberk Yağız Gülter ile kardeşi Kader Tut ve taraf avukatları hazır bulundu.
AĞLAYARAK SAVUNMA YAPTI
Ağlayarak savunma yapan Tuğyan Ülkem Gülter, olay günü yaşananları anlattı. Sabah Sultan Nur Ulu ile birlikte markete gittiklerini, daha sonra birlikte bakıcı görüşmesi için bir AVM'ye gittiklerini belirten Gülter, bakıcıyla anlaşamadıklarını söyledi. Eve döndükten sonra annesiyle sohbet ettiklerini anlatan Gülter, daha sonra sofra hazırlayıp film izlediklerini ve annesinin alkol aldığını belirterek şöyle konuştu:
"Ben bir iki kere odama gidip, erkek arkadaşım K.E. ile konuştum. Daha sonra salonda dans ettik, şarkılar söyledik. Hiçbir şeyimiz yoktu. Sonra Sultan'la odama geçtik. Sultan trafik kazası geçirdiği için takıntı yapmıştı, alnındaki izlere bakıyordu. Saçlarına bakıyordu. Annem salondaydı. Biz Sultan'la oynuyorduk. Sonra annem de geldi. Oynadı o da. Sultan aynaya dönüktü, ben önündeydim. Sonra bir ses geldi. Arkamı döndüğümde annem yoktu. Sonra Sultan'a 'Koş' diye bağırdım. Birlikte aşağı indik."
'ARKAM DÖNÜKTÜ, GÖRSEYDİM TUTMAYA ÇALIŞIRDIM'
Hakkındaki suçlamaları reddeden ve olay sırasında annesine herhangi bir temasının olmadığını iddia eden Gülter, "Benim arkam dönüktü. Annem düştüğünde bir şey temas ettiğini görmedim. Annem alkol almıştı. Odamın zemininde herhangi bir ıslaklık yoktu, fark etmedim. Olay sırasında Sultan aynaya bakıyordu. Yüksek bir ses duyduğumda kal geldi. Telefonu alıp, hemen aşağı indim. Zaten görmüş olsaydım tutmaya çalışırdım. Düştüğü pozisyonu hatırlamıyorum" diye konuştu.
'HADİ GÖRÜŞÜRÜZ' DİYE BİR SES DUYMADIM'
İddianamede olaydan hemen önce duyulduğu belirtilen 'Hadi görüşürüz' sözlerine ilişkin de savunma yapan Gülter, "Olay anında 'Hadi görüşürüz' diye bir ses duymadım. Bu ses anneme ait. K.E.'nin bana evlilik teklifi konusunu konuşuyorduk Sultan'la. Bir de bu konuşmamız oldu o sırada. Annemle birbirimizi mıncıklardık. 'Bırak' gibi konuşma bu sırada geçmiş olabilir. Dans ettiğimiz sırada küfretti annem" dedi.
Sultan Nur Ulu'nun suçlamalarını kabul etmediğini de söyleyen Gülter, "Sultan kaza yapmadan önce vakit geçirirdik, birbirimizde kalırdık. Biz Sultan'la olaydan sonra çok ayrı kaldığımız zamanlar oldu. İfadelerini kabul etmiyorum" dedi.
'ANNESİNİ PENCEREDEN ATTIĞINI GÖRDÜM'
Tuğyan Ülkem Gülter'in arkadaşı Sultan Nur Ulu ise ilk duruşmadaki ifadesinde olay anını şu sözlerle anlattı:
"Biz, odadaydık ve eğleniyorduk. Güllü içeri girdi. O sırada ben aynaya döndüm ve daha önce yaşadığım bir kazadan dolayı olan yaralarıma bakıyordum. Arkamı döndüğümde Tuğyan'ın annesini pencereden attığını gördüm. Sonra bana 'Koş' dedi. Ben şoka girmiştim. Çok korkmuştum ve ilk ifadem farklıydı. Cenaze günü Tuğyan bana 'Beni yakarsan ben de seni yakarım' dedi. Ben bunu avukatıma söyledim. Kendime dikkat etmemi, delillerin toplanmasını beklememi söyledi. Daha sonra avukatına gerçekleri söylemek istediğimi, artık dayanamadığımı söyledim. Gözaltına alındıktan sonra gerçekleri anlattım. Tuğyan daha öncesinden bana planına dair bir şey söylemedi. Ayrıca, ben yaralarıma bakarken çözülen ses kaydında, 'hadi görüşürüz bay' laflarını duymadım. Yaralarıma odaklanmıştım."
'OLAYA KARIŞAN HERKESTEN ŞİKAYETÇİYİM'
Şarkıcının oğlu Tuğberk Yağız Gülter ise annesinin ölümüyle ilgisi olan herkesten şikayetçi olduğunu belirterek şunları söyledi:
"Olayın olduğu gün Kartal'daki evimdeydim. Ablam aradı, çığlıkla 'Annem düştü' dedi. Hemen yola çıktım, hastaneye gittim. Bir polis kameralara ulaşıp, ulaşamadığımı sordu. Ulaşabildiğimi söyledim ve uygulamayı açıp, polise verdim. Ardından hastaneye girdim ve ablamla karşılaştık. Çığlık atarak ağlamaya başladı. Ben olaya karışan herkesten şikayetçiyim."
Kaynak: Milliyet