İçeriğe geç
  • Dolar 49,4203 ▲ %0,04
  • Euro 55,5714 ▲ %0,74
  • Sterlin 65,6828 ▲ %0,71
  • Gram Altın 6.605,58 ▲ %1,30
  • Çeyrek Altın 10.755,07 ▲ %1,10
  • Gümüş 90,29 ▲ %2,13
  • Bitcoin 4.005.221 ▼ %2,74
  • BIST 100 12.060,50 ▼ %0,48

Şanlıurfa Rehber

Şanlıurfa Doğa Rotası: Tek Tek Dağları ve Fırat Kıyısında Yaban Hayatı

Görsel: NASA and USDA Foreign Agricultural Service Production Estimates and Crop Assessm / Wikimedia Commons, Public domain

Tek Tek Dağları'nın antik kalıntılarından Fırat kıyısındaki kelaynaklara, ceylanlardan Atatürk Baraj Gölü'ne uzanan bir doğa rotası.

Şanlıurfa, tarihi zenginliklerinin yanı sıra doğal güzellikleri ve ender yaban hayatıyla da keşfedilmeyi bekleyen bir rota sunuyor. Tek Tek Dağları'nın sessiz platolarından Fırat Nehri'nin kıyısına uzanan bu parkur, hem binlerce yıllık kültür izlerini hem de nesli tükenme tehlikesi altındaki canlıları bir arada görmek isteyenler için ideal. Bu rotada, antik kentlerin gölgesinde ceylanların koşusunu izleyebilir, gökyüzünde süzülen kelaynakların zarafetine tanıklık edebilirsiniz.

Tek Tek Dağları: Tarih ve Doğanın Buluştuğu Milli Park

Şanlıurfa'nın güneydoğusunda yer alan Tek Tek Dağları, 2007 yılında milli park ilan edilen geniş bir alanı kapsıyor. Yaklaşık 19.335 hektarlık bu saha, bozkır bitki örtüsü ve kayalık arazileriyle doğa yürüyüşleri için elverişli bir ortam sunuyor. Parkın içinde, Şuayip Şehri ve Soğmatar harabeleri gibi önemli arkeolojik kalıntılar bulunuyor. Şuayip Şehri'nin III-IV. yüzyıllara ait olduğu düşünülen surlarla çevrili kalıntıları, bölgenin eski bir yerleşim merkezi olduğunu gösteriyor. Rivayete göre Şuayb Peygamber'in burada yaşadığına inanılıyor ve bir mağara onun makamı olarak ziyaret ediliyor.

Soğmatar harabeleri ise Şuayip Şehri'nin 16 kilometre kuzeyinde yer alıyor. Bu antik kent, Roma dönemine tarihlenen kalıntılarıyla dikkat çekiyor. M.S. 2. yüzyılda Abgar Krallığı döneminde Harranlıların ay ve gezegen tanrıları için tapındıkları bir kült merkezi olduğu biliniyor. Burada Ay tanrısı Sin'e adanmış bir mağara, yamaçlarda tanrı kabartmaları ve zemine kazılmış yazıtların bulunduğu Kutsal Tepe, altı adet kare ve yuvarlak planlı anıt mezar ile çok sayıda kaya mezarı yer alıyor. Soğmatar'ın, M.S. 165 yıllarında Partların Urfa bölgesine yaptığı saldırılardan kaçan halk tarafından kurulduğu ve İslam Dönemi'ne kadar kült merkezi özelliğini koruduğu belirtiliyor. Ayrıca burada bulunan bazı dinsel motifler, Şuayb Şehri sakinlerinin Soğmatar'ı mezarlık ve ibadet yeri olarak kullandığını gösteriyor.

Parkın kuzeyinde, Soğmatar'ın 11 kilometre uzağında Senem Mağarası bulunuyor. Hristiyanlığın ilk yüzyıllarından kalma kaya oyma yapılar ve mimari kalıntılar içeren bu mağara, Tek Tek Dağları'nın en ilginç noktalarından biri. Köy içinde bir tepe üzerinde yükselen üç katlı kesme taşlı yapının saray veya manastır olduğu düşünülüyor. Bu antik kalıntılar, bölgenin farklı inançlara ev sahipliği yaptığını gözler önüne seriyor.

Ceylanların İzinde: Ceylanpınar'ın Koruma Sahası

Tek Tek Dağları'nın doğal yaşamı, ceylanlardan vaşaklara, kurtlardan toy kuşlarına kadar zengin bir çeşitlilik barındırıyor. Ancak bu canlıların en önemlilerinden biri, anavatanı Ortadoğu ve Kuzey Afrika olan ceylanlar. Türkiye'de yalnızca Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesi ve çevresinde yaşayan bu zarif hayvanlar, uluslararası literatürde gazella subgutturosa olarak biliniyor. 1940-1960'lı yıllarda Ceylanpınar'da ve Suruç-Cizre arasındaki topraklarda 500'lü ve 1000 başlık sürüler halinde dolaştıkları görülmüş. Günümüzde sayıları azalan ceylanlar, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından doğal ortamlarında koruma altına alınmış durumda. Ceylanpınar Tarım İşletmesi bünyesinde 26 hektarlık bir alan çitle çevrilerek koruma sahası oluşturulmuş. Bu alanda, tehdit anında saatte 60-70 kilometre hıza ulaşabilen ceylanları gözlemlemek mümkün. Kasım-Aralık döneminde çiftleşen ceylanlar, 5-5.5 aylık gebelik sürecinin ardından bahar aylarında yavrularını dünyaya getiriyor. Her bir yetişkin birey, yılda bir yavru doğuruyor.

Kelaynakların Göç Yolculuğu: Birecik'in Sembolü

Fırat Nehri'nin kıyısındaki Birecik ilçesi, dünyada yalnızca Şanlıurfa ve Kuzey Afrika'da bulunan kelaynak kuşlarına ev sahipliği yapıyor. 1956 yılına kadar sayıları binlerle ifade edilen bu kuşlar, yasak avlanma ve tarım ilaçlarının aşırı kullanımı nedeniyle tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalmış. 1950 yılında çekirge salgınına karşı yapılan DDT ilaçlaması, Birecik'teki kelaynakların hızla yok olmasına yol açmış; kurtulanlar ise birkaç sene yumurta verememiş. 1977 yılında Orman Genel Müdürlüğü tarafından kurulan Kelaynak Üretme ve Koruma İstasyonu'nda koruma altına alınan bu kuşlar, yörede keçelaynak olarak da biliniyor. Bolluk ve bereketin sembolü olarak görülen kelaynaklar için 1984 yılından beri Kelaynak Festivali düzenleniyor.

Kelaynaklar, Şubat ayı ortalarında Birecik'e gelip kayalıklara yerleşiyor, üremelerini yapıp Temmuz ortalarında yavrularıyla birlikte bölgeden ayrılıyor. 25-30 yıl yaşayabilen bu kuşlar, tüysüz kırmızı bir yüz ve kafa ile uzun kıvrık kırmızı bir gagaya sahip. İri, parlak, siyah tüyleri güneş ışığının farklı açılarında yeşil, kavuniçi ve mor renklere bürünüyor. Çok sosyal olan kelaynaklar, sabah erken saatlerde 10-15 kilometre uzaklıktaki beslenme alanlarına gruplar halinde gidiyor. 1990 yılından sonra, Birecik'te yarı yabani kuşlar Şubat-Mart aylarında kafeslerinden çıkarılıyor ve doğal ortamlarında serbestçe uçup üreyebiliyor. Temmuz-Ağustos aylarında tekrar kafeslerine alınan kuşlara günde iki defa yem veriliyor; aynı zamanda Fırat'ın kenarındaki sahalara gidip kendi başlarına beslenebiliyorlar.

Atatürk Baraj Gölü: Fırat'ın Sakin Sularında Mola

Rotanın son durağı, Fırat Nehri üzerinde inşa edilen Atatürk Barajı'nın oluşturduğu devasa göl. 13 Ocak 1990'dan itibaren su tutulmaya başlanan Atatürk Baraj Gölü, 817 km2'lik yüzölçümüyle Türkiye'nin en büyük üçüncü gölü. Adıyaman, Şanlıurfa ve Diyarbakır illeri arasında uzanan göl, 180 kilometre uzunluğa ve 48,5 milyar m3 su hacmine sahip. Baraj gölü, bölgenin iklim ve bitki örtüsünde değişikliklere neden olmuş; kıyısında sulu tarım alanları artmış, özellikle Bozova ilçesinde pamuk üretimi gelişmiş. Gölün suyu, Urfa Tüneli ile Harran Ovası'na taşınarak yaklaşık 900.000 hektarlık alanın sulanmasını sağlıyor. Ayrıca Şanlıurfa'nın içme ve kullanma suyu da buradan karşılanıyor.

Atatürk Baraj Gölü, balıkçılık ve su sporları açısından da önemli bir merkez. Gölde acanthobrama marmid, planiliza abu, chalcalburnus mossulensis gibi çeşitli balık türleri yaşıyor. Gölde turistik amaçlı tekne turları düzenleniyor ve Bozova'nın Çatak Mahallesi'nde göl kıyısında bungalov evlerde konaklama imkânı bulunuyor. Bu sakin sularda, kuş gözlemciliği yapabilir veya sadece manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.

Şanlıurfa'nın bu doğa rotası, tarihi kalıntıların ve ender canlıların iç içe geçtiği eşsiz bir deneyim sunuyor. Tek Tek Dağları'nın huzurlu platolarından Fırat'ın serin kıyılarına uzanan bu yolculuk, hem doğa severler hem de tarih meraklıları için unutulmaz anılarla dolu olacak.

Kaynak: sanliurfa.ktb.gov.tr, sanliurfa.ktb.gov.tr, tr.wikipedia.org, tr.wikipedia.org, tr.wikipedia.org
Görsel: NASA and USDA Foreign Agricultural Service Production Estimates and Crop Assessm, Wikimedia Commons, Public domain

THA - TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…