İçeriğe geç
  • Dolar 49,4235 ▲ %0,04
  • Euro 55,6026 ▲ %0,74
  • Sterlin 65,6178 ▲ %0,60
  • Gram Altın 6.577,06 ▲ %0,87
  • Çeyrek Altın 10.638,21 • %0,00
  • Gümüş 89,03 ▲ %0,70
  • Bitcoin 3.984.376 ▼ %3,46
  • BIST 100 12.118,29 ▼ %1,08

Eğitim

Maarif Modeli'nin sosyal etkinlikler politika belgesi

Maarif Modeli'nin uygulanmaya başlamasının üzerinden -2024/2025 eğitim öğretim yılı ile birlikte- kısa bir zaman geçmesine rağmen eğitimde yaratılan tahribatın sonuçlarını en ağır şekilde yaşıyoruz.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli uzun süre tartışıldı. Maarif Modeli müfredatta laik, bilimsel, kamusal eğitim ilkelerinin kaybedilmesinin adıydı. Bu modele giden yolun taşları müfredatta 2004'te başlatılan değişiklikle adım adım döşendi. Başta okul güvenliği sorunu olmak üzere eğitimde yaşadığımız sorunların, eğitimin çocuklar, gençler için bir gelecek umudu olmaktan çıkarılmasının ana sebeplerinden biri müfredat değişikliği oldu.

Maarif Modeli; öğretmeni, öğrenciyi özne olmaktan çıkaran, eğitimin evrensel ilkelerini ve bilimsel içerikleri tahrip eden, öğrencinin üstün yararını değil iktidarın ideolojik ihtiyaçlarını esas alan, eğitimin piyasalaştırılmasını, çocuk yaşta işçiliğin yaygınlaştırılmasını, sınav, yarış, rekabet merkezli bir sistem inşasını hedefliyordu.

Maarif Modeli'nin uygulanmaya başlamasının üzerinden -2024/2025 eğitim öğretim yılı ile birlikte- kısa bir zaman geçmesine rağmen eğitimde yaratılan tahribatın sonuçlarını en ağır şekilde yaşıyoruz. 

Maarif Modeli'nin uzantıları olan Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi, Okul Öğrenci Kulüpleri Sosyal Sorumluluk Programı ve Toplum Hizmeti Çalışmaları Kılavuzu, Türkiye Oyun Politika Belgesi ve Eylem Planı; Maarif'in Kalbinde Oyun, seçmeli derslerin, haftalık ders çizelgelerinin yeniden düzenlenmesi gibi adımlar da kesintisiz hayata geçirildi. Öğretmenlik Meslek Kanunu ve Milli Eğitim Akademisi de Maarif Modeli ile eş zamanlı yaşama geçirildi. 

Bu adımların sonuncusu ise Sosyal Etkinlikler Politika Belgesi oldu. 

Beş tema, beş ana hedef, 26 alt hedef ve 160 etkinlik örneğiyle hazırlanan belge kültürden sanata, spordan bilime ve çevre çalışmalarına okulun ders dışı yaşamını önceden belirlenen hedeflere göre yeniden düzenlemeyi amaçlıyor. Öğretmeni ve öğrenciyi özne olmaktan çıkaran, "Değerlerin, kültürel aidiyetlerin, toplumsal davranışların ne olması gerektiğini biçimlendiren" faaliyetlerin yalnızca uygulayıcıları haline getirmeyi hedefliyor.

Politika belgesinde ilk göze çarpan ifade çok sayıda yönetmelikte de karşımıza çıkan "sivil toplum kuruluşları ile sürdürülebilir iş birlikleri geliştirilmesini" öngörüyor. Sivil toplum kuruluşları ile iş birliği ifadesinin eğitimde her uygulanışında karşılaştığımız tarikat yapıları ve sermaye grupları oldu. Bu iş birliklerinde çocukların üstün yararı değil şirketlerin yararı veya ideolojik ihtiyaçlar, hedefler esas alındı. Eğitimci niteliği taşımayan kişiler ve yapıların eğitimde yer aldığı her durumda hem öğretmenlik mesleğine hem de öğrencilerin kamusal eğitim hakkına yönelik büyük yıkım yaratıldı. Yaşanılan bu yıkıma rağmen bu belge ile bu işbirliklerinin daha da yaygınlaştırılacağı görülüyor.

Sosyal Etkinlikler Politika Belgesinin "Kültür Dünyamız" teması, belge ile amaçlananın en açık görünümü olarak karşımıza çıkıyor. Bu bölümde ve uygulama örneklerinde, "Aile birliği, geleneksel oyunlar, ata sporları, iktisat ve kanaat, Ahilik" başlıkları "aidiyet, bağlılık, emanet, vefa" kavramları öne çıkarılıyor. 

Kültür, kültürel miras farklı inançların, yaşam biçimlerinin, tarihsel deneyimlerin bütünü iken "köksüz ve taklit içerikli" etkinliklerden kaçınılması "köksüzlük" özellikle vurgulanıyor. Bir yaşam biçimi, tarihsel bir deneyim nasıl köksüzlük olarak ifade edilebilir? Buna kim, kimler ve nasıl karar verebiliyor? Kültürel mirası öğretmek yerine yeni bir kültürel anlatı yaratılıyor.

Maarif Modeli ve Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi'nde de sıklıkla vurgulanan ahilik bu belgede de öne çıkıyor. Gelenek ve dini inançlarla ilişkilendirilerek aktarılan ahilik anlatısı başta MESEM'ler olmak üzere çocuk yaşta işçiliğe bir "rıza mekanizması" haline getiriliyor. Aile birliği vurguları ise toplumsal cinsiyete dayalı iş bölümünü esas alan kız çocuklarının, kadınların asli sorumluluğunu bakım işleri üzerinden tanımlayan, erken yaşta evliliklerinin önünü açan ifadelerle ele alınıyor. Özetle her başlık ve kavramın ele alınışında iktidarın ideolojik ihtiyaçları önceleniyor ve esas alınıyor.

Yine "Kültür Dünyamız" temasında "helal gıda, şükür, infak, diş kirası ve zimem defteri" gibi kavramlar yer alıyor. Hiçbir öğrenciyi belirli bir inancı veya yaşam biçimini benimsemeye zorlamadan öğrenmelerini ve tartışabilmelerini sağlamak yerine merkezi olarak belirlenen "değerler" in davranışa dönüşmesi amaçlanıyor. Öğrencilerin kendisini ifade etmesinin, soru sormalarının, tartışmalarının önü kapatılıyor.

Örneğin zimem defteri, Osmanlı döneminde bakkal, manav ve kasap gibi esnafların müşterilerin borçlarını kaydettiği veresiye defteri, yoksulların borçlarının zengin, varlıklı kişilerce ödenmesi anlamına geliyor. İnsanların bugün için en temel ihtiyaçlarını neden karşılayamadığı, ne zaman ödeneceği belli olmayan borçları için neden bir "hayırsever" beklemesi gerektiği asla tartışma konusu olmuyor.

Politika belgesi, okullardan yıllık eylem planları hazırlamalarını ve etkinlikleri e-Okul üzerinden izlemelerini istiyor. Okullar arasındaki eşitsizliğin devasa boyuta ulaştığı günlerde okul temizliği, okul yemeği gibi en temel hakların bile ana sorun başlığı olduğu bir dönemde özellikle yoksul mahallelerdeki okullar belirtilen sayısal hedeflere hangi bütçe ve olanakla ulaşacak? Önemli olan etkinlik sayısının çokluğu mu öğrencilerin üstün yararı, hangi kazanımları elde ettiği mi? Bu içerikte etkinlikler çocukların öğrenme sürecine nasıl bir katkı sağlayacak?

Yurttaşlık kavramı, hakları yok ama sosyal sorumluluk var. Eşitlik, özgürlük, kamusal haklar yok ama "diş kirası, zimem defteri, Ahilik" ile yoksulluğa, eşitsizliğe, çocuk yaşta işçiliğe rıza, uyum, şükür var.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin devamı olarak atılan her adımda kamusal, bilimsel eğitimi ve geleceğimizi kaybediyoruz.

Kaynak: Birgun

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…